Sultan II. Mehmed Han, Akdeniz’in kuramcısı ve aksiyoneri. Dünyaya bakışı ve algılayışı, zevk sahibi olması ve şahsına münhasır karakteriyle, iki binli yıllardan bakınca görünen Akdeniz’in kurucusu. Fatih’i muzaffer bir komutan olmakla sınırlı bırakmadan anlamaya gayret gösterirsek onun açtığı çağın anlamını ve kodlarını daha berrak görebiliriz.

Sultan II. Mehmed, bu coğrafyanın kaderine Akdeniz’i nakşetti. Onun yarattığı Akdeniz’de Roma’nın ve uzantılarının karşısında dik duran Müslüman bir lidere dair pek çok ipucu vardı. O Müslümanlık muhataplarını karşısına almanın nasıllığını, muhataplarını yaşatmanın sırlarını ve eksilmeden oynamanın kimilerince anlaşılması güç sırrını kalbinde barındırıyordu.

Fatih bir dehadır. Osmanlı sarayına bütün ruh ve gizemini veren; ve kuramcılığıyla bunu asırlarca Tanzimat’a dek devam ettirmeye kâdir bir dâhi. Tabi, burada bir şerh düşmek gerek: Kuramcılık diyorsak, elbette bir masa başı mesaisiyle sınırlı değil. Nasıl ki şiir, kâğıt ve kalem işiyle sınırlı bir basit yapı değilse ve hayatın içinde can buluyorsa; kuramcı dediğimizde de karakterle mündemiç ve bu karakterini de eylem ve kararlarına da yansıtan bir adamdan söz ediyoruz. Zaten, safi masa başı mesaisiyle kuram var etmeye çalışan adamın şairliği de şaibeli olmaz mı?

Sultan II. Mehmed deyince şiir gibi bir hayattan, Müslüman bir liderden, kuramı karakteri olmuş bir fikir adamlığından ve şair gibi dünyayı anlamlandırmaya çalışan bir komutandan, bir hikâye avcısından söz ediyoruz.

Fatih, Roma’yı muhatap alarak aslında Türkleri Avrupa’nın karşısındaki, – belki de yegâne, en güçlü muhatabı kılmayı başardı. İstanbul, Avrupalının zihin dünyasında güçlü ve ürkütücü bir imaj hâline büründü. İtalya’dan bakınca kendiyle rakip olduğunda tüyler ürperten bir Osmanlı Devleti’ni, II. Mehmed askerî dehası ve Osmanlı ekonomisini fevkalade bir konuma getiren stratejik hamleleriyle var etmemişti. Şüphesiz, böylesi mümkün dâhilinde de olmazdı.

Ecnebi prensliklerin ve Roma’nın nazarında, Sultan II. Mehmed’in devleti ilmi, sanatı ve zevk anlayışıyla göz korkutan bir muhataptı. Fatih’le birlikte Osmanlılar, kendi muhafazakâr Katolik dünyalarında olmayan müsamaha meşrebiyle Hıristiyanları çok kültürlülükle tanıştırdılar. Papaların dünyevi menfaatlerle dolu dünyası ya muhafazakârlıktan ya da zevk sahibi olmaksızın zevk düşkünü olup çıkan sahte bir liberallik içinde hapsolmuştu. Kendi küçük dünyalarında kendilerinden dahi mutmain olamayan papalar gitgide Hıristiyan halkın algılarında sembolik bir hâle geliyordu. Kuvvetli bir gelenekten beslenen ve Rönesans’ıyla oldukça yeni, keşfedilmeye açık ve heyecan verici olan Avrupa; Sultan II. Mehmed’in idâresi karşısında ayakta durmakta zorlanıyordu. Fatih, ecnebinin kendi yararlanamadığı gelenekten de beslenmeyi beceriyor, kendi devletinin dokusuna Avrupa kodlarını ince ince dokuyordu. Sultan II. Mehmed’in ellerinde Akdeniz; muhatabıyla mukabele ederek döğüşmeyi bilen bir dünyaydı. Böylelikle, eksilmeden oynayarak kaybolmuyor, bilakis güçleniyor ve zenginleşiyordu.

Karakterle mündemiç bir şairlik ve kuramcılık kadar kıymetli az şey vardır. Askerî deha ve ekonomiyi tahkim eden stratejik hamleleri Fatih gerçekleştirmiştir ancak bu prosedürel devlet işlerinin ötesine geçmiştir. Aslında, meseleyi biraz da şuradan görmek gerekir: Şairin komutasına verilen askerler elbette hınzır bir oğlan gibi hareket eder, kumarbaz edasıyla oyunu kazanmak için olmazları oldurur, her türlü çılgınlığı yaparak İstanbul’a muzaffer bir komutan olarak girmekte muvaffak olur. Yahut ayakları yere basan bir kuramcı zihnine sahip bir liderin elindeki devlet; diplomasisini çözülmesi/yenmesi pek de kolay olmayan çetrefil bir denklem üzerine oturtur. Onun yaptığını/yapmadığını, gittiği/durduğu yeri böyle okumak lâzım geliyor. Sultan II. Mehmed’in dehasını biraz da böyle görmek gerekir.

Hepsi Tanzimat’ta bitti. Tanzimat, Akdeniz paradigmasının sonu oldu. Tanzimat ne zaman mı? Tanzimat’ın kesin başlangıç tarihi çok da mühim değil ama Tanzimat’ın ilk nüvelerini ‘işler nerede ters gidiyor?’ sorusunun ilk belirdiği zamanda aramak gerekir, kanaatindeyim. Akdeniz, Tanzimat’la yok oldu. Ve bütün hikâye modern bir karaktere bürünmeye o zaman başladı.

Tanzimat’a gelmeden evvel bir şey daha var ki Akdeniz’in belini büktü. Yavuz Sultan Selim’le beraber halifelik müessesesinin coğrafyaya intikâl edişi ve yeniden doğuşu – etkisi çok sonralarda hissedilir olacak, – bir Ortadoğu illüzyonunun belirmesine çanak tuttu. Biz, Mısır’la ilk uğraştığımız günden bu yana bu illüzyonun içerisindeyiz. Çünkü Mısır, Akdeniz paradigmasını dönüştürmüştür. Sulh beldesi Akdeniz, Mısır’ın dâhil olduğu bir Akdeniz kurgusunda isyan ve ayaklanmaların merkezi hâline gelmiştir.

Tanzimat: Yepyeni algılar, değerler, idrâkler ve anlayışlar bütünü. Tanzimat paradigması, Akdeniz’in unutulduğu ve Akdeniz’e ihtiyaç kalmayan yeni ve modern zamanların sorusu. Tanzimat, şaşkınlığımız ve bizdeki modernleşme tecrübesi. Kulağımızın o pek aşina olduğu Tanzimat çeşitliliği, renkliliği, zenginliği elbet boş yere değil. Ama bu Tanzimat varyasyonları bizdeki ilk şaşkınlıkla ortaya çıkan ‘her kafadan bir ses’ hâlinin çeşitliliği değil midir?

O günden bu yana, Akdeniz tükendiğinden ve Tanzimat ruhu günlerimizi domine ettiğinden beri, – eğer dönem gibi bir tasnife başvuracaksak, Tanzimat döneminin iki binli yıllarda hâlen devam ettiğini de söylemeliyiz. Başlı başına, Tanzimat’tan bu yana süregelen sultancılar/meşrutiyetçiler kavgası dahi bunun apaçık bir delili değil mi? Elbet, bu yazıda tartışma niyetinde olmadığım onlarca gerekçesi de var hâlâ Tanzimat treninde olduğumuzun.

İçinde olduğumuz zamanın ne kadar bilincindeyiz? Dünyayı ve olayları anlamlandırma çabası içindeyken güvenebileceğimiz, arkamızı yaslayabileceğimiz bir dayanağımız var mı, sahiden? Bu toprakların çocukları olarak böylesi bir entelektüel arka planın verdiği bir dayanağımız olmaksızın uzak denizlere ne kadar açılabiliriz? Açılsak da sağ salim çıkabilir miyiz? Akdeniz paradigmasını hâlen yaşatabilir miyiz? Akdeniz’in vüsatının idrâkına varmadan daha bu birikintilerde ne kadar oyalanacağız?

Gazi Giray Günaydın

gazigiraygunaydin@gmail.com